AvukatBurada.com.tr
Popüler Şehirler
Uzmanlık Alanları
Hesaplama Araçları
Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap

Avukat mısınız? Profilinizi oluşturun ve müvekkiller size ulaşsın.

Tazminat Hukuku

Sel Mağduru Araç Sahipleri Ne Yapmalı? Kasko, Tazminat ve Yasal Haklar

Selde zarar gören araçlar için kasko teminatı, hasar ihbarı, belediyenin sorumluluğu, Yargıtay kararları ve tazminat yollarını öğrenin.

Güncellendi: 23 Ekim 2026 31 dk okuma 82 okunma
Makale

Sel veya su baskını nedeniyle aracı zarar gören kişiler, öncelikle güvenliği sağlamalı, aracı çalıştırmamalı ve hasarı belgelemelidir. Kasko poliçesinde sel teminatı bulunuyorsa sigorta şirketine gecikmeden başvurulmalıdır. Sigorta teminatının bulunmadığı veya zararın karşılanmadığı durumlarda ise belediye, altyapı kuruluşları ve diğer sorumlulara karşı tazminat talebinde bulunulması mümkün olabilir.

Sel Nedeniyle Araçta Oluşan Zararların Hukuki Niteliği

Şiddetli yağış, dere taşması, kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması veya yağmur suyu tahliye hatlarının tıkanması sonucunda araçlarda önemli maddi hasarlar meydana gelebilir. Araçların otoparklarda su altında kalması, seyir sırasında motorun su alması veya sel sularına kapılarak sürüklenmesi farklı hukuki değerlendirmeler gerektirir.

Sel nedeniyle meydana gelen her araç zararının aynı kişi veya kurum tarafından karşılanması mümkün değildir. Tazminat sorumluluğu, olayın oluş şekline ve zararın kaynağına göre belirlenir.

Bu kapsamda özellikle üç hukuki ihtimal üzerinde durulmalıdır.

İlk olarak, araç sahibinin sel ve su baskınını kapsayan bir kasko poliçesi bulunuyorsa sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat hakkı doğabilir.

İkinci olarak, zararın meydana gelmesinde belediyenin veya ilgili altyapı kuruluşunun görevlerini gereği gibi yerine getirmemesinin etkisi varsa kamu idaresinin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Üçüncü olarak, aracın özel bir otoparkta, iş yerinde veya başka bir kişiye ait alanda zarar görmesi hâlinde işletmecinin, yapı malikinin ya da diğer sorumluların hukuki yükümlülükleri araştırılabilir.

Selin doğal afet niteliği taşıması, zararın hiçbir şekilde tazmin edilemeyeceği anlamına gelmez. Ancak zarar meydana gelmiş olması da tek başına herhangi bir kişinin kusurlu veya sorumlu olduğunu göstermez.

Selde Aracı Zarar Gören Kişiler İlk Olarak Ne Yapmalı?

Sel sonrasında gerçekleştirilen ilk işlemler, hem hasarın büyümesini önlemek hem de ileride yapılacak sigorta başvurularında veya tazminat davalarında delillerin korunması bakımından önemlidir.

Araç sahibinin öncelikle şu hususlara dikkat etmesi gerekir:

  1. Can güvenliğini sağlayın. Su seviyesi yükselen, akıntı bulunan veya yetkililerin girişe izin vermediği alanlara araç kurtarmak amacıyla girmeyin.
  2. Aracı çalıştırmayın. Özellikle motor bölümüne veya hava emiş sistemine su ulaşmışsa aracı yeniden çalıştırmak mekanik zararın artmasına neden olabilir.
  3. Hasarı belgeleyin. Aracın konumunu, su seviyesini, çevredeki mazgalları, tahliye kanallarını ve meydana gelen görünür hasarları fotoğraf veya videoyla kaydedin.
  4. Resmî kayıt oluşturulmasını sağlayın. Olayın niteliğine göre polis, jandarma, itfaiye, belediye veya ilgili birimlerin düzenlediği tutanak ve kayıtların alınmasını isteyin.
  5. Sigorta şirketine bildirim yapın. Kasko poliçesi mevcutsa hasar ihbarını mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirerek dosya numarasını ve başvuru kaydını saklayın.

Aracın güvenli bir yere çekilmesi gerekiyorsa çekici hizmetine ilişkin faturaların korunması gerekir. Motor, elektronik kontrol üniteleri, şanzıman ve elektrik tesisatı üzerindeki hasarın teknik incelemeyle belirlenmesi önemlidir.

Sigorta eksperi inceleme yapmadan veya gerekli deliller korunmadan kapsamlı onarıma başlanması, hasarın sebebi konusunda uyuşmazlık doğurabilir. Bununla birlikte aracın güvenliğini sağlamak ve zararın büyümesini önlemek için zorunlu müdahalelerin yapılması mümkündür. Bu müdahaleler mümkün olduğunca kayıt altına alınmalıdır.

Sel Hasarını Kasko Sigortası Karşılar mı?

Kasko sigortası, poliçede teminat altına alınan rizikolar nedeniyle araçta meydana gelen maddi zararların karşılanmasını amaçlayan bir mal sigortasıdır.

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.4.5 maddesine göre sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen zararlar, ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilecek riskler arasındadır.

Bu nedenle yalnızca kasko poliçesinin bulunması, sel hasarının mutlaka karşılanacağı anlamına gelmez.

Poliçede Sel ve Su Baskını Teminatı Bulunması

Araç sahibi öncelikle sigorta poliçesindeki teminatları incelemelidir. Sel ve su baskını klozunun mevcut olup olmadığı, uygulanacak muafiyetler ve özel şartlar belirlenmelidir.

Kasko ürününün dar kasko, kasko, genişletilmiş kasko veya tam kasko olarak adlandırılması da önemlidir. Bununla birlikte sigorta şirketinin sorumluluğu değerlendirilirken ürünün isminden ziyade sözleşmenin gerçek teminat kapsamı esas alınmalıdır.

Sel teminatı mevcutsa araçtaki motor, elektronik donanım, iç döşeme ve diğer parçalarda oluşan zararlar, olayla bağlantıları ve poliçe hükümleri çerçevesinde incelenir.

Aracın Su Birikintisine Girmesi Sigorta Ödemesine Engel Olur mu?

Uygulamada karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, aracın sürücü tarafından su birikintisine sokulması nedeniyle sigorta şirketinin ödeme yapmamasıdır.

Böyle bir durumda yalnızca aracın suya girdiğinin belirlenmesi yeterli değildir. Sürücünün davranışı, olayın öngörülebilirliği, su seviyesinin fark edilip edilemeyeceği, alınabilecek önlemler ve zararın meydana geliş şekli birlikte incelenmelidir.

Sigorta şirketinin teminat dışılık iddiası, poliçenin kapsamı ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Örneğin sürücünün tehlikeyi fark etmesinin mümkün olmadığı ani bir su baskını ile açıkça görülebilen yüksek su seviyesine rağmen aracı kullanmaya devam etmesi aynı şekilde değerlendirilemez.

Ayrıca selden sonra motorun yeniden çalıştırılmasıyla oluştuğu ileri sürülen ek hasarın, ilk su baskınıyla ilişkisi teknik bilirkişi incelemesini gerektirebilir.

Her sürücü hatasının kendiliğinden sigorta teminatını ortadan kaldırdığı söylenemeyeceği gibi, sigortalının zararı önleme ve azaltma yükümlülükleri de göz ardı edilemez.

Sel Hasarı Sigorta Şirketine Kaç Gün İçinde Bildirilmelidir?

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.1.1 maddesi uyarınca sigortalı veya sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigorta şirketine bildirimde bulunmalıdır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1446. maddesi ise rizikonun öğrenilmesinden sonra gecikmeksizin ihbar yapılmasını düzenlemektedir.

Bildirim süresinin başlangıcı bakımından esas alınması gereken husus, araç sahibinin hasara yol açan olayın gerçekleştiğini öğrendiği tarihtir.

Örneğin araç sahibi şehir dışında bulunduğu sırada kapalı otoparktaki aracının su altında kaldığını birkaç gün sonra öğrenmiş olabilir. Böyle bir durumda hasarın öğrenilme zamanı, somut deliller çerçevesinde değerlendirilir.

Beş iş günlük sürenin geçirilmesi, sigorta tazminatı hakkının her durumda kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1446. maddesine göre ihbarın yapılmaması veya geciktirilmesi, ödenecek tazminatta artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre indirim yapılması gündeme gelebilir. Sigortacının rizikoyu daha önce fiilen öğrenmiş olması da önem taşır.

Bu nedenle geç bildirim durumunda gecikmenin gerekçesi, sigortacının olayı öğrenip öğrenmediği ve gecikmenin tazminat üzerindeki etkisi ayrıca araştırılmalıdır.

Sigorta Şirketi Sel Hasarını Ne Zaman Ödemelidir?

Sigorta şirketine yapılan hasar bildirimi sonrasında gerekli belgeler temin edilir ve araç üzerinde ekspertiz incelemesi gerçekleştirilir.

Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.4.1 maddesine göre sigortacı, gerekli belgelerin eksiksiz verilmesi ve eksper incelemesi kararlaştırılmışsa raporun tesliminden itibaren en geç on iş günü içinde gerekli incelemeleri tamamlayarak ödemeye engel bulunmaması hâlinde tazminatı ödemekle yükümlüdür.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi uyarınca sigorta tazminatı, gerekli araştırmalar tamamlandığında ve kural olarak hasar ihbarından itibaren en geç 45 gün sonunda muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen bir nedenle incelemenin gecikmesi hâlinde bu sürenin işleyişi farklılaşabilir.

İnceleme üç ay içerisinde tamamlanamazsa kanunda belirtilen şartlarla ön ekspertize dayalı avans ödeme yükümlülüğü de gündeme gelebilir.

Buradaki 45 günlük ödeme süresi, sigorta tahkim başvurusu için öngörülen 15 iş günlük bekleme süresinden farklıdır. İki sürenin aynı amaca hizmet ettiği düşünülmemelidir.

Selde Hasarlanan Araç Pert Sayılır mı?

Sel nedeniyle su altında kalan her araç hukuken tam hasarlı kabul edilmez. Hasarın niteliği, aracın olay tarihindeki rayiç değeri, onarım maliyeti ve teknik olarak onarımının mümkün olup olmadığı birlikte değerlendirilir.

Kasko genel şartlarında tam hasar ve ağır hasara ilişkin farklı ölçütler bulunmaktadır.

Aracın onarım masraflarının olay tarihindeki değerini aşması ve eksper raporuyla onarım kabul etmez durumda olduğunun belirlenmesi hâlinde tam hasar değerlendirmesi yapılabilir.

Aracın onarılabilir olmakla birlikte ağır hasarlı bulunması durumunda ise ilgili tescil işlemleri ve sigorta genel şartlarındaki ödeme koşulları önem kazanır.

Pert Araçta Tazminat Hesabı

Araç tamamen hasarlanmışsa tazminat hesabında öncelikle hasar tarihindeki rayiç değer belirlenir.

Araç sahibinin hasarlı aracı elinde tutmasıyla aracın sigortacıya bırakılması aynı ekonomik sonucu doğurmaz. Hasarlı aracın değeri, yani sovtaj bedeli, tarafların anlaşması ve uygulanacak hükümlere göre tazminat hesabında dikkate alınabilir.

Örneğin tamamen varsayımsal olarak, selden önce piyasa değeri 800.000 TL olan bir aracın hasarlı hâlinin 180.000 TL değerinde olduğu kabul edilsin. Araç sahibinin hasarlı aracı muhafaza ettiği bir durumda tazminat hesabında bu iki değer arasındaki fark gündeme gelebilir.

Ancak bu örnek, her pert araçta aynı hesabın yapılacağı veya belirtilen tutarın doğrudan ödeneceği anlamına gelmez. Poliçe, muafiyet, aracın kime bırakıldığı ve ekspertiz sonuçları değerlendirilmelidir.

Araç sahibinin özellikle rayiç değer ve sovtaj konusunda düzenlenen raporları incelemesi gerekir.

Kaskosu Olmayan Sel Mağduru Araç Sahipleri Tazminat Alabilir mi?

Kasko sigortasının bulunmaması, araç sahibinin diğer kişilere veya kurumlara karşı tazminat isteme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte kaskosuz bir araçta meydana gelen zararın karşılanabilmesi için sorumluluğun dayanağının ortaya konulması gerekir.

Zararın meydana gelmesinde başka bir kişinin kusuru, bir yapının bakım veya güvenlik eksikliği ya da kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi etkili olmuş olabilir.

Bu ihtimallerin her biri farklı hukuki şartlara ve başvuru yollarına tabidir.

Belediyenin ve Altyapı Kuruluşlarının Sorumluluğu

Yağmur suyu tahliye sistemlerinin bakım ve işletilmesinde eksiklik bulunması, mazgalların tıkalı olması, taşkın tehlikesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması veya yol güvenliğinin sağlanmaması bazı olaylarda tazminat sorumluluğu doğurabilir.

Ancak belediyenin sorumlu tutulabilmesi için yalnızca selin belediye sınırları içinde meydana geldiğinin gösterilmesi yeterli değildir.

Öncelikle zarara neden olduğu ileri sürülen altyapı veya hizmetten hangi kurumun sorumlu olduğu belirlenmelidir. Belediyeler, büyükşehir belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri ve diğer kuruluşların görevleri somut olayda farklı olabilir.

Ardından hizmetin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, zararın bu eksiklikten kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve zarar görenin davranışlarının sonuca etkisi araştırılır.

Yağışın olağanüstü nitelikte olması da tek başına bütün sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Mücbir sebep değerlendirmesinde olayın öngörülebilirliği, kaçınılmazlığı ve uygun önlemlerle zararın önlenip önlenemeyeceği dikkate alınır.

Örneğin aynı alt geçidin daha önce birçok kez su altında kalmasına rağmen tahliye kapasitesi veya güvenlik önlemleri bakımından gerekli tedbirlerin alınmadığı ileri sürülüyorsa, geçmiş taşkın kayıtları ve teknik inceleme önem taşıyabilir.

Özel Otoparklarda Meydana Gelen Sel Hasarları

Araç ücretli veya işletme tarafından yönetilen bir otoparkta zarar görmüşse otopark işletmecisinin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Burada araç ile işletmeci arasındaki sözleşmenin niteliği, işletmenin üstlendiği koruma ve gözetim yükümlülükleri, daha önce yaşanan su baskınları ve mevcut teknik tedbirler değerlendirilir.

Otoparkın kapalı olması veya ücret karşılığında kullanılması, işletmecinin bütün doğal afet zararlarından koşulsuz sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Buna karşılık, bilinen su baskını riskine rağmen gerekli tahliye veya koruma önlemlerinin alınmaması, somut olaya göre sorumluluk değerlendirmesini etkileyebilir.

Binanın teknik eksiklikleri nedeniyle meydana gelen zararlar bakımından Türk Borçlar Kanunu'nun yapı malikinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri de uygulanabilir.

Sel Nedeniyle Araç Hasarında Hangi Zararlar İstenebilir?

Tazminatın kapsamı, zararın niteliğine ve talebin yöneltildiği kişinin hukuki sorumluluğuna göre belirlenir.

Araç onarılabiliyorsa makul ve gerekli onarım giderleri temel zarar kalemidir. Onarımın ekonomik veya teknik açıdan mümkün olmadığı hâllerde aracın olay tarihindeki değeri ve hasarlı hâlinin değeri önem kazanır.

Bunun dışında çekici, nakliye, otopark, teknik inceleme ve zararın sınırlandırılması amacıyla yapılan gerekli giderler somut koşullara göre talep edilebilir.

Aracın onarımından sonra piyasa değerinde azalma meydana gelmişse değer kaybı talebi de ayrıca değerlendirilebilir. Ancak her su baskınının otomatik olarak belirli bir değer kaybına yol açtığı kabul edilemez.

Araçtan yararlanamama veya gelir kaybı bakımından da aynı ayrım geçerlidir. Kasko sigortasında bu zararların karşılanabilmesi için ilgili ek teminatın bulunması gerekebilir. Kusurlu üçüncü kişilere karşı ileri sürülecek taleplerde ise gerçek zarar, uygun illiyet bağı ve diğer sorumluluk şartları araştırılır.

Zararın belirlenmesi konusunda daha geniş bilgi için tazminat davası ve maddi zararların hesaplanması hakkındaki incelemeden yararlanılabilir.

Sel Hasarında Yargıtay Kararları

Sel ve su baskınından kaynaklanan araç hasarlarına ilişkin Yargıtay kararları, özellikle gerçek zararın belirlenmesi, ekspertiz raporlarının değerlendirilmesi, sigorta şirketinin halefiyet hakkı ve sorumlulara yöneltilecek tazminat talepleri bakımından önem taşır.

Ancak aşağıdaki kararların bir kısmı doğrudan araç sahibi tarafından açılan davalara değil, sigorta şirketinin ödeme sonrasında sorumlu olduğunu ileri sürdüğü kişilere yönelttiği rücu davalarına ilişkindir. Bu ayrım gözetilmeden kararların her olaya uygulanması doğru olmaz.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2017/179 E., 2018/712 K., 07.02.2018

Karara konu olayda kasko sigortalı araç, park hâlindeyken meydana gelen sağanak yağış sonrasında su altında kalarak hasarlanmıştır.

Sigorta şirketi tarafından yapılan ekspertiz incelemesinde aracın onarımının ekonomik olmadığı belirlenmiş, sigortalıya ödeme yapılmasının ardından zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen kuruluşa karşı rücuen tazminat davası açılmıştır.

İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak tazminat talebini kabul etmiştir.

Yargıtay, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranı ile maddi zarar hesabında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararı onamıştır.

Kararın önemi: Araçta meydana gelen su baskını hasarının yanı sıra zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen kuruluşun kusurunun ve gerçek zarar miktarının teknik delillerle belirlenmesi önem taşımaktadır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2015/13446 E., 2016/2532 K., 01.03.2016

Karara konu olayda araç, bir binanın ikinci bodrum katındaki otoparkta park hâlindeyken su baskını sonucunda ağır hasara uğramıştır.

Kasko sigortacısı tarafından sigortalıya 20.000 TL ödeme yapılmış, hasarlı aracın 12.900 TL olarak belirlenen sovtaj değeri düşülerek kalan 7.100 TL'nin davalıdan tahsili istenmiştir.

Davalı taraf, bina bakımından alınan su baskını önlemlerinin araştırılması gerektiğini ve hesaplanan hasar bedelinin yüksek olduğunu savunmuştur.

İlk derece mahkemesinin kabul kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.

Kararın önemi: Su baskını nedeniyle ağır hasar gören araçlarda, sigortacının yaptığı ödeme ve aracın sovtaj değeri gerçek zarar hesabında dikkate alınabilmektedir. Bununla birlikte bu karar, her bodrum otoparkı işletmecisinin veya yapı malikinin bütün su baskınlarından otomatik olarak sorumlu tutulacağı anlamına gelmez.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/19466 E., 2016/12012 K., 28.12.2016

Bu karar doğrudan sel hasarına ilişkin olmamakla birlikte kasko uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden önemlidir.

Uyuşmazlıkta araç sahibi, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir.

Yargıtay, somut olayda araç sahibinin tacir olmamasını ve sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğini değerlendirerek tüketici mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir.

Kararın önemi: Kasko uyuşmazlıklarının tamamının otomatik olarak asliye ticaret mahkemesinde açılması gerektiği söylenemez. Araç sahibinin tüketici sıfatı, sigorta sözleşmesinin niteliği ve aracın kullanım amacı görevli mahkemenin belirlenmesinde önemlidir.

Belediyeye Karşı Sel Hasarı Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Sel nedeniyle zarar gören araçlar bakımından görevli yargı kolunun belirlenmesi özellikle önemlidir.

Kamu hizmetinin kuruluşundan veya işletilmesinden kaynaklanan ve idarenin hizmet kusuruna dayandırılan talepler, niteliğine göre idari yargıda tam yargı davasına konu olabilir.

Buna karşılık Karayolları Trafik Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluk uyuşmazlıklarında 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesi gereğince adli yargının görevli olduğu durumlar bulunmaktadır.

Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.05.2021 tarihli, 2021/187 esas ve 2021/268 karar sayılı kararında da karayolundaki trafik kazasından doğan tazminat uyuşmazlığının adli yargıda görülmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Dolayısıyla seyir hâlindeki aracın su birikintisi nedeniyle trafik kazasına karışmasıyla, park hâlindeki aracın bir kamu altyapısındaki eksiklik nedeniyle su altında kalması her zaman aynı usule tabi değildir.

Kamu kuruluşunun davalı olması tek başına idari yargıyı görevli kılmadığı gibi, araç zararının bulunması da her uyuşmazlığı trafik kazası hâline getirmez.

Olayın maddi özellikleri ve talebin hukuki dayanağı dikkate alınarak görevli yargı kolu belirlenmelidir.

Sigorta Şirketi Sel Hasarını Ödemezse Başvuru Yolları

Sel teminatı bulunmasına rağmen sigorta şirketinin ödeme yapmaması, zararı eksik karşılaması veya ekspertiz raporuyla ilgili uyuşmazlık çıkması hâlinde araç sahibi çeşitli hukuki yollara başvurabilir.

İlk aşamada sigorta şirketine yazılı başvuru yapılarak talebin, dayanaklarının ve varsa eksik ödeme miktarının açıkça belirtilmesi gerekir.

Şirketin olumsuz yanıt vermesi hâlinde ret gerekçesinin yazılı şekilde alınması önemlidir. Uyuşmazlık genellikle teminatın kapsamı, olayın meydana geliş şekli, hasar miktarı veya poliçe istisnaları üzerinde yoğunlaşır.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında, gerekli şartların bulunması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.

Kasko uyuşmazlıklarında sigorta kuruluşuna önceden yazılı başvuru yapılması gerekir. Talep olumsuz karşılanmışsa veya şirket 15 iş günü içerisinde nihai cevap vermemişse tahkim başvurusu yapılması mümkün olabilir.

Başvuru bakımından sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üyeliği, rizikonun meydana geldiği tarih ve uyuşmazlığın daha önce başka bir mercie taşınıp taşınmadığı da dikkate alınmalıdır.

Sigorta Tahkim Komisyonu, belediyenin veya diğer üçüncü kişilerin bütün haksız fiil sorumluluklarını inceleyen genel bir tazminat mercii değildir. Buradaki başvuru, esas olarak sigorta kuruluşuyla yaşanan uyuşmazlığa ilişkindir.

Sigorta Şirketine Karşı Dava Açılması

Tahkim yoluna başvuru şartlarının bulunmadığı veya mahkeme yolunun tercih edildiği durumlarda görevli mahkemede dava açılması gündeme gelebilir.

Görevli mahkeme belirlenirken araç sahibinin tüketici olup olmadığı ve uyuşmazlığın ticari işletmeyle bağlantısı incelenir. Tüketici işlemlerinde uyuşmazlık değerine göre tüketici hakem heyetinin görev alanı ve dava öncesi arabuluculuk şartı da değerlendirilmelidir.

Dava açmadan önce sigorta poliçesinin, ekspertiz raporunun, hasar dosyasının ve ret gerekçesinin birlikte incelenmesi gerekir.

Sel Nedeniyle Araç Hasarında Başvuru ve Zamanaşımı Süreleri

Sel zararlarında tek bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Başvuru süresi, sigorta sözleşmesinden doğan talepler ile haksız fiil veya idari sorumluluğa dayanan taleplerde farklıdır.

Kasko Sigortasından Kaynaklanan Talepler

Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan istemler, kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.

Sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin taleplerde ayrıca, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere, rizikonun gerçekleşmesinden itibaren altı yıllık üst süre bulunmaktadır.

Bu iki sürenin başlangıcı aynı değildir. İki yıllık süre alacağın muacceliyetine, altı yıllık üst süre ise rizikonun gerçekleşmesine bağlıdır.

Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat Talepleri

Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan tazminat istemleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Fiilin cezayı gerektiren bir eylem olması ve kanundaki şartların bulunması hâlinde daha uzun ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gündeme gelebilir.

Bununla birlikte Karayolları Trafik Kanunu'na veya başka özel hükümlere tabi taleplerin süreleri ayrıca incelenmelidir.

Kamu İdaresinin Sorumluluğuna Dayanan Talepler

İdari eylemden kaynaklanan zararlar bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi önemlidir.

Bu maddeye göre idari eylemden hakları ihlal edilen kişilerin, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içerisinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir.

İdarenin talebi tamamen veya kısmen reddetmesi ya da 30 gün içinde cevap vermemesi hâlinde uygulanabilir dava açma süresi içerisinde idari yargıya başvurulabilir. İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel düzenlemeler saklı kalmak üzere, 60 gündür.

Ancak bu süreler her belediye aleyhine açılacak araç hasarı davasına otomatik olarak uygulanmaz. Öncelikle olayın idari eylemden kaynaklanan tam yargı davası niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir.

Sigorta şirketiyle görüşmelerin devam etmesi, belediyeye şikâyette bulunulması veya ekspertiz sonucunun beklenmesi bütün dava ve zamanaşımı sürelerini kendiliğinden durdurmaz.

Sel Hasarı Davalarında Hangi Deliller Önemlidir?

Sel nedeniyle araçta meydana gelen hasarın tazmin edilebilmesi için zararın varlığı yanında olayın meydana geliş şeklinin ve sorumluluk şartlarının da ortaya konulması gerekir.

Araç fotoğrafları ve video kayıtları, kolluk veya itfaiye tutanakları, sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, servis incelemeleri, çekici ve onarım faturaları önemli delillerdir.

Sorumluluğun belediye veya altyapı kuruluşuna yöneltildiği olaylarda meteorolojik yağış verileri, taşkın kayıtları, yol ve drenaj projeleri, bakım kayıtları, geçmiş şikâyetler ve uyarı sistemlerine ilişkin belgeler de önem kazanabilir.

Örneğin yoğun yağışta kapanan bir alt geçitte aracın suya gömüldüğü iddia ediliyorsa alt geçidin tahliye kapasitesi, olay tarihindeki yağışın niteliği ve su birikmesine karşı alınan güvenlik önlemleri araştırılabilir.

Hasarın tespiti veya zararla ilgili teknik verilerin korunması aciliyet taşıyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400 ve devamı maddeleri kapsamında delil tespiti talep edilmesi gündeme gelebilir.

Bu başvuru, henüz dava açılmadan önce de kanundaki şartlarla gerçekleştirilebilir. Delillerin onarım, temizlik veya araç üzerindeki müdahaleler nedeniyle kaybolma ihtimali bulunması özellikle önemlidir.

Kasko Ödemesi Yapıldıktan Sonra Belediyeye veya Diğer Sorumlulara Başvurulabilir mi?

Sigorta şirketi tarafından tazminat ödenmesi, sorumlu üçüncü kişilerin hukuki durumunu değerlendirmenin artık gereksiz olduğu anlamına gelmez.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde ödediği tutar ölçüsünde sigortalının sorumlulara karşı sahip olduğu haklara halef olur.

Buna göre sigorta şirketi, kanuni şartların bulunması hâlinde yaptığı ödemeyi zarardan sorumlu kişilere veya kurumlara rücu edebilir.

Sigortanın zararı yalnızca kısmen karşılaması durumunda ise araç sahibi, karşılanmayan zarar yönünden sorumlulara başvuru hakkını koruyabilir.

Örneğin poliçedeki muafiyet nedeniyle zararın belirli bir kısmı karşılanmamışsa bu miktarın sorumlu üçüncü kişiden talep edilip edilemeyeceği ayrıca incelenebilir.

Ancak aynı zarar kalemi için hem sigorta şirketinden hem de sorumlu üçüncü kişiden mükerrer tazminat alınması mümkün değildir.

Sel Mağduru Araç Sahiplerinin Haklarını Korumasında Hukuki Değerlendirmenin Önemi

Sel sonrasında araçta meydana gelen zararların tazmini, yalnızca hasar bedelinin belirlenmesinden ibaret değildir. Sigorta teminatının kapsamı, zararın meydana geliş şekli, olayda sorumluluğu bulunan kişiler, uygun illiyet bağı ve başvuru süreleri birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle aracın ağır hasar gördüğü, sigorta şirketinin ödeme yapmadığı, belediye veya altyapı kuruluşunun sorumluluğunun tartışıldığı olaylarda delillerin zamanında korunması belirleyici olabilir.

Doğal afetlerin yol açtığı diğer zararlar ve kamu kurumlarının sorumluluğu hakkında doğal afet zararlarında tazminat ve hukuki başvuru yolları başlıklı inceleme de konunun daha geniş hukuki çerçevesini açıklamaktadır.

Araç sahibinin atması gereken adım, öncelikle poliçesini ve olayla ilgili delilleri inceleyerek hangi hukuki talebin hangi kişiye veya kuruma yöneltilebileceğini belirlemektir. Yanlış muhataba başvuru yapılması veya uygulanacak sürelerin kaçırılması, mevcut tazminat hakkının kullanılmasını güçleştirebilir.

Bu makaleyi paylaşın Doğru bilginin daha fazla kişiye ulaşmasına katkı sağlayın.
Paylaş
Avukatla iletişim

Hukuki yardıma mı ihtiyacınız var?

Av. Erdem VAROL ile görüşerek dosyanız hakkında bilgi alabilirsiniz. Her dosyanın kendine özgü olduğunu unutmayın.

Yasal Sorumluluk Bilgilendirmesi

Bu makale Av. Erdem VAROL tarafından hazırlanmıştır. Makalenin içeriği, doğruluğu ve güncelliği ile ilgili tüm hukuki sorumluluk yazara (avukata) aittir. AvukatBurada.com.tr platformu bu içerikten kaynaklanabilecek hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmez. Yazar profilini görüntüle.