AvukatBurada.com.tr
Popüler Şehirler
Uzmanlık Alanları
Hesaplama Araçları
Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap

Avukat mısınız? Profilinizi oluşturun ve müvekkiller size ulaşsın.

Hukuk Rehberi

Hesaba Para Gönderip Geri İsteme Dolandırıcılığı

Hesaba gelen şüpheli paranın iadesi, dolandırıcılık riski, cezai sorumluluk ve Yargıtay kararları hakkında güncel hukuki değerlendirme.

Güncellendi: 23 Ekim 2026 24 dk okuma 158 okunma
Makale

Hesaba para gönderip geri isteme dolandırıcılığı, kişinin banka hesabına para aktarıldıktan sonra bu tutarın farklı bir hesaba gönderilmesinin istenmesiyle ortaya çıkabilen bir dolandırıcılık yöntemidir. Gerçekten hatalı gönderilen paranın iadesi hukuken mümkün olmakla birlikte, kaynağı bilinmeyen paranın üçüncü kişilere aktarılması dolandırıcılık soruşturmasına ve hukuki sorumluluk iddialarına neden olabilir. Bu nedenle iade işlemi banka aracılığıyla yürütülmelidir.

Hesaba Para Gönderip Geri İsteme Dolandırıcılığı Nedir?

Hesaba para gönderip geri isteme dolandırıcılığı, banka hesabına para yatırılan kişinin gerçekte başka bir finansal işlemin aracısı hâline getirilmesini amaçlayan yöntemlerden biridir. Bu tür olaylarda dolandırıcı, önceden gönderdiği veya üçüncü kişilerden temin ettiği paranın yanlışlıkla aktarıldığını ileri sürerek iade talebinde bulunabilir.

Ancak her para iadesi talebi dolandırıcılık anlamına gelmez. Bankacılık işlemlerinde IBAN'ın yanlış yazılması, benzer isimli kişilere ödeme yapılması veya eski hesap bilgilerinin kullanılması nedeniyle hatalı transferler gerçekleşebilir.

Hukuken önemli olan, paranın hangi nedenle gönderildiği, gerçek hak sahibinin kim olduğu ve iade talebinin hangi koşullarda yapıldığıdır.

Dolandırıcılık şüphesini artıran durum, özellikle paranın geldiği hesap dışında başka bir IBAN'a gönderilmesinin istenmesidir. Böyle bir işlem, masum görünen hesap sahibinin suçtan elde edilen paranın aktarılmasında kullanılmasına yol açabilir.

Dolandırıcılık Yöntemi Nasıl İşliyor?

Bu yöntemde para transferi, karşı tarafın güvenini kazanmak ve işlem yapmasını sağlamak için kullanılabilir.

Örneğin tamamen varsayımsal bir olayda, kişinin banka hesabına tanımadığı birinden 25.000 TL gönderildiğini düşünelim. Kısa süre sonra arayan kişi, parayı yanlışlıkla gönderdiğini söyleyerek iade edilmesini ister. Ancak iadenin paranın geldiği hesaba değil, kendisine ait olduğunu belirttiği farklı bir IBAN'a yapılmasını talep eder.

Hesap sahibi iyi niyetle parayı belirtilen hesaba aktarabilir. Daha sonra ilk gönderimin başka bir dolandırıcılık olayının mağduruna ait olduğu ortaya çıkarsa, yapılan ikinci transferin amacı araştırılabilir.

Bu durumda soruşturma makamları yalnızca para hareketini değil, hesap sahibinin işlemin gerçek niteliğini bilip bilmediğini ve olayın gerçekleşme koşullarını da değerlendirir.

Başka Bir IBAN'a Para Gönderilmesinin İstenmesi

Dolandırıcılık şüphesinin en önemli göstergelerinden biri, iade isteyen kişinin üçüncü kişiye ait hesap bilgilerini vermesidir.

Özellikle şu gerekçelerle yapılan yönlendirmeler dikkatle değerlendirilmelidir:

  • Paranın gönderildiği hesabın kapatıldığı veya kullanılamadığı iddiası
  • İadenin bir yakınının ya da şirketin hesabına yapılmasının istenmesi
  • Paranın birden fazla IBAN'a bölünerek aktarılmasının talep edilmesi
  • Bankaya başvurulmadan hemen transfer yapılması için baskı kurulması
  • Para iadesi karşılığında komisyon veya başka bir menfaat önerilmesi

Bu davranışlar tek başına dolandırıcılık suçunun işlendiğini ispatlamaz. Ancak işlemin olağan bir hatalı havaleden farklı olabileceğini gösterir.

Hesaba Yanlışlıkla Gelen Paranın İadesi Zorunlu mu?

Bir kişinin hesabına hukuki dayanağı olmadan para gönderilmesi, kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi uyarınca, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.

Dolayısıyla hesap sahibinin kendisine ait olmayan bir parayı sırf hesabına yatırıldığı gerekçesiyle kullanma hakkı bulunmaz.

Bununla birlikte, paranın iade edilmesi gerektiği ile iadenin nasıl yapılacağı birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

Gerçek hak sahibi tarafından yapılan iade talebinin karşılanması gerekirken, kimliği ve yetkisi doğrulanmamış bir kişinin verdiği hesaba para gönderilmesi başka bir hukuki uyuşmazlık yaratabilir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 79. maddesi de geri verme yükümlülüğünün kapsamını, zenginleşen kişinin iyiniyetli olup olmamasına göre farklılaştırmaktadır. Paranın harcanmış olması her durumda geri verme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Hesaba Gelen Para Nasıl Güvenli Şekilde İade Edilir?

Şüpheli bir para transferinde en önemli husus, iadenin kayıt altına alınması ve gerçek hak sahibine yapılmasının sağlanmasıdır.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ödeme sistemlerine ilişkin açıklamalarına göre, hesaba işlenen EFT işlemlerinin sistem üzerinden tek taraflı olarak iptal edilmesi mümkün değildir. FAST sisteminde de hatalı ödeme için ilgili finansal kuruluşa başvurulması gerekir.

Bu nedenle hesabına kaynağı bilinmeyen para gelen kişinin aşağıdaki adımları izlemesi uygun olacaktır:

  1. Parayı kullanmamak: Hesaba gelen tutar harcanmamalı, nakit çekilmemeli veya başka bir hesaba aktarılmamalıdır.
  2. Bankaya yazılı başvuru yapmak: Gelen transferin tanınmadığı belirtilerek işlemin kaynağının araştırılması ve güvenli iade usulünün bildirilmesi istenmelidir.
  3. İşlem bilgilerini saklamak: Transfer tarihi, tutarı, işlem referansı, açıklama bilgisi ve banka kayıtları korunmalıdır.
  4. Üçüncü kişilerin yönlendirmesiyle işlem yapmamak: Telefonla veya mesajla bildirilen farklı IBAN'lara bağımsız transfer gerçekleştirilmemelidir.
  5. Gerekirse adli makamlara başvurmak: Para transferinin dolandırıcılıkla bağlantılı olabileceğine ilişkin somut emareler varsa Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulmalıdır.

Banka tarafından oluşturulan iade kaydı, sonraki bir uyuşmazlıkta hesabına para gelen kişinin olay karşısındaki davranışlarını açıklamaya yardımcı olabilir.

Burada önemli bir ayrım vardır: Bankaya başvuru yapılması, her durumda bankanın parayı kendiliğinden geri alabileceği anlamına gelmez. İşlemin niteliğine göre hesap sahibinin onayı, bankacılık işlemlerine ilişkin hukuki dayanak veya yetkili makam kararı gerekebilir.

Başkasının Gönderdiği Parayı İade Etmek Suç mu?

Başkasına ait bir paranın gerçek hak sahibine hukuka uygun şekilde iade edilmesi suç oluşturmaz.

Ancak kişi, paranın dolandırıcılık faaliyetinden kaynaklandığını bildiği hâlde bu paranın başka hesaplara aktarılmasına bilerek katılırsa cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde dolandırıcılık suçunun temel şekli düzenlenmiştir. Suçun oluşması için hileli davranışlarla bir kişinin aldatılması ve bunun sonucunda kendisine veya başkasına haksız yarar sağlanması gerekir.

Bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının dolandırıcılığın gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanılması durumunda ise TCK'nın 158. maddesindeki nitelikli dolandırıcılık hükümleri değerlendirilebilir.

Bununla birlikte, bir işlemin banka üzerinden gerçekleştirilmiş olması tek başına nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Bankacılık sisteminin suçun işlenmesindeki işlevi ayrıca incelenmelidir.

Dolandırıcılık Suçunun Cezası

TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun temel şekli için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

TCK'nın 158. maddesindeki nitelikli dolandırıcılık hâllerinde ise kural olarak üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası söz konusudur. Kanunda belirli nitelikli hâller için daha yüksek alt sınırlar düzenlenmiştir.

Somut olayda hangi hükmün uygulanacağı; hileli davranışlara, failin kastına, bankacılık sisteminin nasıl kullanıldığına ve diğer suç unsurlarına göre belirlenir.

Hesaba para gelmesi veya bu paranın iade edilmesi, tek başına belirtilen suçlardan mahkûmiyet için yeterli değildir.

Banka Hesabını Başkasına Kullandırmanın Hukuki Sorumluluğu

Dolandırıcılık soruşturmalarında banka hesabının başkası tarafından kullanılması önemli bir inceleme konusudur.

Hesap sahibi, kendisine ait IBAN'ı bir başka kişiye vermiş, hesabına gelen tutarları onun talimatıyla aktarmış veya hesap üzerindeki kullanım yetkisini fiilen devretmiş olabilir.

Bu durumlarda hesap sahibinin suçla bağlantısı değerlendirilirken özellikle dolandırıcılık faaliyetinden haberdar olup olmadığı, menfaat elde edip etmediği ve işlemleri hangi amaçla gerçekleştirdiği araştırılır.

2026 Yılında Banka Hesabı Kullandırmaya İlişkin Düzenleme

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle TCK'nın 158. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir.

Bu düzenlemeye göre, TCK 157 veya 158 kapsamındaki dolandırıcılık suçlarına iştiraki, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka kartı gibi ödeme araçlarını yahut ilgili finansal hesaba erişimi sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı olan kişiler bakımından verilecek cezada yarı oranında indirim öngörülmüştür.

Düzenleme, banka hesabını kullandıran herkesin otomatik olarak suçlu olduğunu ifade etmez. Öncelikle suça iştirak koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmelidir.

Ayrıca bu hüküm, dolandırıcılık faaliyetinde daha geniş rol üstlenen kişilerin tüm eylemleri için genel bir indirim niteliğinde değildir.

Bu nedenle hesabına para geldiğini fark ederek banka üzerinden iade isteyen kişi ile bilerek başka kişilerin dolandırıcılık faaliyetlerine hesap sağlayan kişinin hukuki durumu aynı şekilde değerlendirilemez.

Para Aklama Suçu Bakımından Sorumluluk

Şüpheli para transferleri, bazı durumlarda suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından da incelenebilir.

TCK'nın 282. maddesi, belirli ağırlıktaki öncül suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemeye veya meşru yolla elde edildiği izlenimini oluşturmaya yönelik işlemleri yaptırıma bağlamaktadır.

Ayrıca suçtan kaynaklandığını bilerek belirli malvarlığı değerlerini kabul etme, bulundurma veya kullanma fiilleri bakımından da maddede ayrı bir düzenleme bulunmaktadır.

Ancak kişinin hesabına bilmediği bir kaynaktan para yatırılması, tek başına para aklama suçunun oluştuğu anlamına gelmez.

Bu suç açısından paranın kaynağı, kişinin bilgisi, kastı, gerçekleştirdiği işlemler ve kanuni suç unsurları birlikte değerlendirilmelidir.

Hesaba Para Gönderip Geri İsteme Dolandırıcılığına İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay kararlarında banka havalesinin hukuki niteliği, gönderilen paranın geri istenmesi, hesap sahibinin sorumluluğu ve dolandırıcılık suçunun unsurları ayrı ayrı ele alınmaktadır.

Aşağıdaki kararlar, doğrudan aynı dolandırıcılık senaryosuna ilişkin olmasalar da bu tür uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde önem taşıyan hukuki ilkeleri ortaya koymaktadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 18.01.2024 Tarihli, 2023/2191 E., 2024/276 K.

Karara konu uyuşmazlıkta, ortaklık amacıyla gönderilen paranın karşılığında taahhüt edilen pay devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle bedelin iadesi talep edilmiştir.

Para, anlaşmanın tarafı olduğu ileri sürülen kişilerden farklı bir kişinin banka hesabına gönderilmiştir. Hesap sahibi ise parayı kendisinin kullanmadığını, başka kişilere verdiğini savunmuştur.

Yargıtay, havalenin hukuken bir ödeme vasıtası olduğunu, paranın hangi amaçla gönderildiğinin ve bu amacın gerçekleşip gerçekleşmediğinin somut delillerle değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Somut olayda hesap sahibinin gönderimin amacını bilmesi, parayı çekerek ilgili kişilere verdiğini kabul etmesi ve vaat edilen pay devrinin gerçekleşmemesi dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı sorumluluğu kabul eden karar onanmıştır.

Kararın önemi: Banka hesabına gönderilen paranın üçüncü kişilere aktarılmış olması, hesap sahibini her durumda hukuki sorumluluktan kurtarmaz. Ancak sorumluluğun kapsamı, para transferinin dayanağı ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.11.2020 Tarihli, 2020/797 E., 2020/5376 K.

Karara konu olayda, EFT talimatındaki hatalı IBAN nedeniyle paranın amaçlanan kişi yerine farklı bir hesap sahibine aktarılması üzerine maddi tazminat talep edilmiştir.

Uyuşmazlıkta gönderici, alıcı ve banka işlemlerine ilişkin sorumluluk değerlendirilmiştir. Yargıtay, bankanın kusuruna dayanan tazminat sorumluluğunu somut olayda belirlenen kusur oranı ve zarar üzerinden ele almış; hükmü sorumluluk miktarının hesaplanması yönünden bozmuştur.

Kararda karşı oylar da bulunmaktadır.

Kararın önemi: Yanlış hesaba para gönderilmesi durumunda bankanın sorumluluğu peşinen kabul veya reddedilemez. Transfer talimatı, bankanın işlem yükümlülükleri, kusur ve zarar arasındaki nedensellik bağı incelenmelidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 11.06.2013 Tarihli, 2013/15-239 E., 2013/289 K.

Karara konu olayda, internet üzerinden verilen araç satış ilanıyla irtibat kuran kişiden kapora alınmış, ancak vaat edilen satış gerçekleştirilmemiştir.

Ceza Genel Kurulu, bilişim sisteminin dolandırıcılık amacıyla kullanılmasının hangi koşullarda nitelikli hâl oluşturacağını değerlendirmiştir.

Somut olayda internet ilanının geniş kitlelere ulaşma ve mağdurun aldatılmasını sağlama işlevi dikkate alınarak bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğu kabul edilmiştir.

Kararın önemi: Dolandırıcılık suçunun hukuki niteliği belirlenirken yalnızca paranın bankadan gönderilmesine değil, hileli davranışın nasıl gerçekleştirildiğine ve bilişim sisteminin olay içindeki işlevine bakılmalıdır.

Bu yaklaşım, para iadesi bahanesiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarında da hileli yönlendirmenin ve failin kullandığı yöntemin değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Hesabıma Gelen Parayı İade Ettim, Hakkımda Soruşturma Açılır mı?

Hesaba gelen paranın daha sonra başka bir hesaba aktarılması, dolandırıcılık soruşturmasında kişinin banka hareketlerinin incelenmesine neden olabilir.

Ancak soruşturma yapılması ile suçun işlendiğinin sabit olması farklı hususlardır.

Örneğin bir kişi hesabına yanlışlıkla para geldiğine inanarak karşı tarafın yönlendirmesiyle transfer yapmış olabilir. Bu kişinin dolandırıcılık faaliyetinden haberdar olduğunun veya suça bilerek katıldığının kabul edilebilmesi için ilgili suçun unsurlarını ortaya koyan deliller gerekir.

Soruşturmada özellikle para transferinin gerçekleştiği zaman, gönderici ve alıcı hesaplar, mesajlaşmalar, hesap sahibinin açıklamaları ve işlemlerin hangi koşullarda gerçekleştirildiği araştırılabilir.

Hesap sahibinin kendisine ulaşan iade talebini, banka başvurusunu ve transfer işlemlerine ilişkin belgeleri saklaması bu nedenle önemlidir.

Banka Hesabına Gelen Şüpheli Para Nedeniyle Bloke Konulması

Şüpheli para hareketleri bazı durumlarda banka hesabındaki işlemlerin sınırlandırılmasına veya hesap üzerinde bloke uygulanmasına neden olabilir.

Ancak her bloke aynı hukuki nedene dayanmaz.

Bankanın mevzuattan ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri kapsamında gerçekleştirdiği işlem ile adli makamların verdiği elkoyma veya diğer koruma tedbiri kararları birbirinden ayrılmalıdır.

Hesap sahibi öncelikle kısıtlamanın dayanağını, kapsamını ve hangi işlem veya karara bağlı olarak uygulandığını bankadan öğrenmeye çalışmalıdır.

Adli bir karar söz konusuysa başvuru mercii ve itiraz usulü, ilgili kararın türüne göre belirlenir.

Bloke uygulamasının kaldırılmasını istemek, para üzerinde serbestçe tasarruf edilebileceğinin kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmez.

Dolandırıcılık Şüphesiyle Suç Duyurusu Nasıl Yapılır?

Hesaba gönderilen paranın dolandırıcılık faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna ilişkin somut şüphe bulunması durumunda Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulabilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca suç ihbarı veya şikâyeti bu mercilere yapılabilir.

Başvuruda mümkün olduğunca olayın gerçekleşme sırası, para transferlerinin tarihleri, tutarları, banka bilgileri ve karşı tarafın talepleri açıklanmalıdır.

Şikâyet dilekçesinde hukuki nitelendirmenin kesin olarak yapılması zorunlu değildir. Önemli olan olayların gerçeğe uygun biçimde anlatılması ve mevcut delillerin sunulmasıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Dolandırıcılık iddiasıyla yürütülen soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür. Yer bakımından yetki, suçun işlendiği yer ve ceza muhakemesi kuralları dikkate alınarak belirlenir.

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'la nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin görev düzenlemesi değiştirilmiştir.

Yeni açılan nitelikli dolandırıcılık davalarında kural olarak asliye ceza mahkemeleri görevlidir. Ancak 5235 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi uyarınca, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan veya kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda önceki görev kuralları uygulanmaya devam eder.

Yanlış gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geri alınması amacıyla açılacak hukuk davalarında ise uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme belirlenir. Sırf sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan ve özel görev kuralı bulunmayan davalarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Hesaba Gelen Para Dolandırıcılığında Hangi Deliller Önemlidir?

Para transferinin hukuki niteliğinin belirlenmesinde banka kayıtları temel deliller arasındadır. Bununla birlikte, banka dekontu tek başına taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bütün yönlerini ortaya koymayabilir.

Somut olayda önem taşıyabilecek deliller şunlardır: EFT veya FAST işlem dekontları, hesap hareketleri, gönderici bilgilerinin bankaca tespit edilebilen kısmı, transfer açıklamaları, telefon ve mesajlaşma kayıtları, banka başvuru belgeleri, iade talebine ilişkin yazışmalar ve varsa soruşturma dosyası kapsamındaki diğer kayıtlar.

Yargıtay'ın havaleye ilişkin kararlarında da ödeme açıklamasının ve tarafların mevcut ilişkisinin ispat bakımından taşıdığı önem vurgulanmaktadır.

Delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi ve muhafaza edilmesi gerekir. Özellikle dijital yazışmaların silinmemesi, asıllarının korunması ve gerektiğinde usulüne uygun biçimde dosyaya sunulması önem taşır.

Yanlış Gönderilen Paranın Geri Alınması İçin Zamanaşımı

Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan geri isteme taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 82. maddesi uygulanır.

Buna göre istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her durumda zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

İki yıllık sürenin başlangıcı, yalnızca transferin yapıldığı tarih olarak kabul edilmemelidir. Geri isteme hakkının öğrenilmesine ilişkin somut koşulların incelenmesi gerekir.

On yıllık süre ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren hesaplanır.

Uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme dışında bir hukuki ilişkiye dayanması hâlinde farklı zamanaşımı hükümleri uygulanabilir.

Ceza soruşturması bakımından ise dava zamanaşımı, suçun niteliği ve ilgili ceza hukuku hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan hukuk davasına ilişkin süreler ile ceza yargılamasındaki süreler aynı değildir.

Dolandırıcılık suçunun temel ve nitelikli şekilleri kural olarak şikâyete bağlı suçlardan olmadığından, her olayda altı aylık şikâyet süresi bulunduğu düşüncesi doğru değildir. TCK'nın 159. maddesindeki özel düzenleme gibi istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir.

Hesaba Para Gönderilmesi ve İade Talebinde Hukuki Hakların Korunması

Banka hesabına beklenmedik bir para transferi yapılması, hesap sahibinin kendiliğinden suç şüphesi altında olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte, paranın kaynağı araştırılmadan başka kişilere aktarılması ciddi hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.

Gerçekten yanlış gönderilmiş bir paranın iadesi ile dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen paranın farklı hesaplar üzerinden dolaştırılması birbirinden ayrılmalıdır.

Bu ayrımın yapılabilmesi için yalnızca banka transferi değil, taraflar arasındaki iletişim, işlemin amacı, paranın gerçek hak sahibi ve hesap sahibinin bilgi ve iradesi birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle üçüncü kişiye ait IBAN'a iade talep edilmesi, komisyon teklif edilmesi veya acil transfer baskısı kurulması durumlarında ihtiyatlı davranılması gerekir.

Hak kaybını ve haksız suç isnadı riskini azaltmanın temel yolu, şüpheli transferi gecikmeden bankaya bildirmek, parayı kişisel tasarrufla başka hesaplara aktarmamak ve gerektiğinde hukuki başvuru yollarını kullanmaktır.

Bu makaleyi paylaşın Doğru bilginin daha fazla kişiye ulaşmasına katkı sağlayın.
Paylaş
Avukatla iletişim

Hukuki yardıma mı ihtiyacınız var?

Av. Erdem VAROL ile görüşerek dosyanız hakkında bilgi alabilirsiniz. Her dosyanın kendine özgü olduğunu unutmayın.

Yasal Sorumluluk Bilgilendirmesi

Bu makale Av. Erdem VAROL tarafından hazırlanmıştır. Makalenin içeriği, doğruluğu ve güncelliği ile ilgili tüm hukuki sorumluluk yazara (avukata) aittir. AvukatBurada.com.tr platformu bu içerikten kaynaklanabilecek hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmez. Yazar profilini görüntüle.