AvukatBurada.com.tr
Popüler Şehirler
Uzmanlık Alanları
Hesaplama Araçları
Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap

Avukat mısınız? Profilinizi oluşturun ve müvekkiller size ulaşsın.

Hukuk Rehberi

Avukat SEO Çalışmaları ve TBB Reklam Yasağı

Avukat SEO çalışmaları reklam yasağına aykırı mı? TBB yönetmeliği, Google reklamları, anahtar kelimeler, disiplin cezaları ve Yargıtay kararları.

Güncellendi: 23 Ekim 2026 27 dk okuma 31 okunma
Makale

Avukatların internet sitelerinde SEO çalışması yapması, her durumda reklam yasağının ihlal edildiği anlamına gelmez. Ancak arama motorlarında üst sıralara çıkmak, meslektaşlar arasında rekabet üstünlüğü sağlamak veya iş elde etmek amacıyla kullanılan yöntemler disiplin sorumluluğu doğurabilir. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği, özellikle anahtar kelime kullanımı, internet reklamları, yönlendirici bağlantılar ve çevrimiçi tanıtım faaliyetlerine sınırlamalar getirmektedir.

Hukuk hizmetlerine internet üzerinden ulaşılması, avukatların dijital ortamdaki görünürlüğünü önemli hâle getirmiştir. Bir hukuk bürosunun internet sitesi üzerinden çalışma alanlarını açıklaması, hukuki konularda bilgi sunması veya iletişim bilgilerini paylaşması ile arama motorlarında diğer avukatların önüne geçmek amacıyla tanıtım faaliyetinde bulunması aynı hukuki nitelikte değildir.

Bu ayrımın belirlenmesinde yalnızca internet sitesinin içeriğine değil, kullanılan teknik yöntemlere, yayınların hazırlanma amacına ve mesleki rekabet üzerindeki etkilerine de bakılması gerekir.

Avukat SEO Çalışması Yapabilir mi?

Arama motoru optimizasyonu, diğer adıyla SEO (Search Engine Optimization), internet sitelerinin arama motorları tarafından taranmasını, anlaşılmasını ve arama sonuçlarında görüntülenmesini etkileyen teknik ve içerik odaklı çalışmaların bütünüdür.

Avukatlık mesleği bakımından SEO faaliyetleri, genel ticari işletmelerden farklı hukuki sınırlamalara tabidir. Bunun nedeni, avukatlığın yalnızca serbest meslek faaliyeti değil, aynı zamanda kamu hizmeti niteliği taşımasıdır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 55. maddesi, avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek girişim ve davranışlarda bulunmasını yasaklamaktadır.

Dolayısıyla bir internet sitesinin güvenliğinin sağlanması, teknik hatalarının düzeltilmesi veya hukuki bilgilerin anlaşılır biçimde düzenlenmesi ile belirli aramalarda üst sıralara çıkmak amacıyla anahtar kelime ve yönlendirme stratejileri geliştirilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Belirleyici olan, çalışmanın SEO olarak adlandırılması değil, somut uygulamanın reklam yasağı kapsamına girip girmediğidir.

Bununla birlikte Avukat SEO çalışmalarının tümünün serbest olduğu da söylenemez. Özellikle 9 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik değişikliği, arama motorlarında ön plana çıkmaya yönelik teknik uygulamaları açık biçimde düzenlemiştir.

TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği ve Avukatların İnternet Faaliyetleri

Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği, avukatların internet sitelerini ve çevrimiçi iletişim araçlarını hangi sınırlar içerisinde kullanabileceklerini düzenlemektedir.

9 Ağustos 2024 tarihli ve 32627 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle internet faaliyetlerine ilişkin hükümler önemli ölçüde yeniden düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin 7. Maddesi ve SEO Yasağı

Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, avukatların iş elde etme amacına yönelik ve meslektaşlarıyla rekabete yol açacak şekilde, arama motorlarında üst sıralarda yer almak için yönlendirici kod, anahtar sözcük, alt alan adı, sayfa adresi veya benzeri yöntemler kullanmasını yasaklamaktadır.

Düzenleme yalnızca ücretli reklamları kapsamamaktadır. Arama motorlarında organik olarak üst sıralarda görünmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar da kullanım şekillerine göre reklam yasağı kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin bir internet sitesinin farklı sayfalarına aynı şehir ve dava türünü içeren ifadelerin sürekli yerleştirilmesi, yalnızca arama motorlarının dikkatini çekmek amacıyla benzer içerikler hazırlanması ve üçüncü taraf siteler aracılığıyla sistematik yönlendirme yapılması, birlikte değerlendirildiğinde iş elde etmeye yönelik tanıtım faaliyeti oluşturabilir.

Buna karşılık internet sitesinin güvenlik açıklarının giderilmesi, sayfaların erişilebilirliğinin artırılması veya ziyaretçinin aradığı hukuki bilgiyi kolayca bulmasını sağlayan düzenlemeler, tek başına reklam yasağı ihlalinin varlığını göstermeyebilir.

Önemli ayrım: Bir yöntemin Google tarafından önerilmesi, avukatlık mevzuatına uygun olduğu anlamına gelmez. Teknik bakımdan olağan görülen bir SEO uygulaması, mesleki reklam yasağı yönünden ayrıca değerlendirilmelidir.

2026 Yılında Reklam Yasağının Takibine İlişkin Düzenleme

2 Mayıs 2026 tarihli ve 33241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle Yönetmeliğe 12/A maddesi eklenmiştir.

Bu düzenlemeyle Türkiye Barolar Birliği bünyesinde beş kişiden oluşan Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi öngörülmüştür.

Merkezin görevi, yazılı, görsel, işitsel ve çevrimiçi iletişim araçlarıyla gerçekleştirildiği iddia edilen reklam yasağı ihlallerini tespit etmek, Türkiye Barolar Birliğine rapor sunmak ve ilgili barolar nezdindeki süreci takip etmektir.

Merkez, kendiliğinden veya bildirim üzerine öğrendiği ihlal iddialarını ilgili baroya iletir. Ancak bu yapı, baroların disiplin yetkisini ortadan kaldıran veya doğrudan disiplin cezası veren yeni bir merci değildir.

Düzenlemeye ilişkin açıklama, Türkiye Barolar Birliğinin resmî duyurusunda yer almaktadır.

Avukat İnternet Sitesinde Hangi SEO Uygulamaları Risk Oluşturur?

Avukatlık web sitelerinde kullanılan SEO yöntemlerinin tamamı aynı hukuki sonucu doğurmaz. Uygulamanın niteliği, amacı, kapsamı ve yarattığı etki birlikte değerlendirilmelidir.

Anahtar Kelime Kullanımı ve Arama Motorlarında Üst Sıralara Çıkma

Bir hukuk makalesinde konunun doğru adıyla açıklanması ile aynı ifadelerin arama sıralamasını etkilemek amacıyla sürekli tekrarlanması farklıdır.

Örneğin boşanma davasının şartlarını açıklayan bir yazıda "boşanma davası" ifadesinin kullanılması, içeriğin doğal bir gereğidir.

Buna karşılık aynı yazının farklı bölümlerinde sürekli olarak "en iyi boşanma avukatı", "şehrin en başarılı avukatı" veya benzeri üstünlük iddialarına yer verilmesi reklam yasağı bakımından ciddi risk oluşturur.

Sorun yalnızca görünür metinle sınırlı değildir. Sayfanın başlık etiketleri, meta açıklamaları, görsel alternatif metinleri, yapılandırılmış verileri ve arama motorlarınca algılanabilen kodları da değerlendirilebilir.

Meta başlık veya açıklama kullanmak tek başına yasak olarak nitelendirilmemelidir. Ancak bunların iş elde etmeye yönelik yönlendirici ifadelerle hazırlanması ya da sistematik bir sıralama stratejisinin parçası hâline getirilmesi farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Google Ads ve Sponsorlu Reklamlar

Avukatların Google Ads üzerinden ücretli reklam vermesi, organik arama sonuçlarında görünmelerinden farklıdır.

Google Ads kampanyalarında belirli bir anahtar kelime veya hedef kitle seçilerek reklam gösterimi sağlanır. Avukatlık hizmetlerinin bu şekilde tanıtılması, Avukatlık Kanunu'nun 55. maddesi ve Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 7/e maddesi bakımından açık bir yasak alanına girmektedir.

Reklamın doğrudan bir avukat tarafından değil, dijital pazarlama şirketi tarafından hazırlanması da faaliyeti kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.

Yönetmeliğin 11. maddesi, üçüncü kişilerin avukat lehine reklam sayılabilecek eylemlerine karşı gerekli önlemlerin alınmasını da öngörmektedir.

Bu nedenle bir reklam ajansıyla yapılan hizmet sözleşmesinde kullanılan yöntemlerin açıkça belirlenmesi, uygulamaların denetlenmesi ve reklam yasağına aykırı çalışmaların engellenmesi önem taşır.

Backlink Çalışmaları ve Üçüncü Taraf Siteler

Backlink, bir internet sitesinden başka bir internet sitesine verilen bağlantıdır.

Avukatlık açısından özellikle bağlantının hangi amaçla oluşturulduğu önemlidir.

Bilimsel bir çalışmaya veya hukuki açıklamaya doğal biçimde atıf yapılması ile çok sayıda siteden ücretli bağlantı satın alınarak avukatın arama sonuçlarında yükseltilmeye çalışılması aynı değildir.

Şu uygulamalar reklam yasağı riski doğurabilir:

  • Ücret karşılığında avukat tanıtımı ve bağlantı yayımlatılması.
  • Hukuk bürosunu ön plana çıkarmak için sistematik bağlantı ağları oluşturulması.
  • Mesleki üstünlük iddiasıyla hazırlanan tanıtım yazılarının farklı sitelerde yayımlanması.
  • İnternet kullanıcılarını belirli bir avukatın sitesine yönlendirmeyi amaçlayan bağlantı ve yönlendirme sistemlerinin kullanılması.

Özellikle "ücretli değil, ücretsiz bağlantı" savunması tek başına belirleyici değildir. Yönetmelik, bedelsiz şekilde içeriklerin ön plana çıkarılmasına yönelik işlemleri de kapsamaktadır.

Ancak sırf üçüncü bir internet sitesinin kendiliğinden bağlantı vermesi, avukatın mutlaka reklam yasağını ihlal ettiği anlamına gelmez. Avukatın bilgisi, iradesi, katkısı ve ihlali önlemek için aldığı tedbirler somut olayda araştırılmalıdır.

Google Haritalar ve İşletme Profili Kullanımı

Avukatların Google Haritalar üzerinde büro adreslerinin ve iletişim bilgilerinin görünmesi ile bu görünürlüğün reklam amacıyla artırılması arasında ayrım yapılmalıdır.

Doğru adres, telefon ve konum bilgilerinin bulunması, kişinin avukata ulaşmasını kolaylaştıran bilgilendirici bir işleve sahip olabilir.

Buna karşılık işletme profilinin ücretli reklamlarla öne çıkarılması, yapay değerlendirmeler oluşturulması, mesleki başarı iddialarının paylaşılması veya anahtar kelimelerle doldurulması reklam yasağı yönünden değerlendirilmelidir.

Müvekkil yorumlarının tanıtım aracı olarak kullanılması da ayrıca dikkat gerektirir. Yönetmeliğin internet sitelerinde müvekkil referanslarının paylaşılmasını yasaklayan hükmü ve üçüncü kişilerin reklam niteliğindeki davranışlarına ilişkin yükümlülükler birlikte dikkate alınmalıdır.

Bir yorumun üçüncü kişi tarafından kendiliğinden yapılmış olması ile avukat tarafından talep edilerek veya teşvik edilerek tanıtım amacıyla kullanılması aynı nitelikte değildir.

Hukuki Makale Yayımlamak Reklam Yasağına Aykırı mı?

Bir avukatın hukuki konularda yazı hazırlaması, mesleki bilgi paylaşımında bulunması veya mevzuat değişikliklerini değerlendirmesi tek başına reklam yasağı ihlali olarak kabul edilmemelidir.

Bununla birlikte 2024 yılında değiştirilen Yönetmeliğin 7/c maddesi, iş elde etme amacıyla genel ve soyut hukuki bilgiler paylaşılmak suretiyle yayın yapılmasına da sınırlama getirmiştir.

Bu nedenle yalnızca "makale yayımlıyorum, reklam yapmıyorum" şeklindeki açıklama her durumda yeterli değildir.

Hukuki içeriklerin değerlendirilmesinde yazının niteliği ve yayımlanma amacı önem taşır.

Bir Yargıtay kararının gerekçesini değerlendiren, farklı hukuki görüşleri açıklayan veya kişilerin haklarını anlamalarına katkı sağlayan özgün bir çalışma ile belirli dava türlerinden müvekkil edinmek için hazırlanmış tanıtım metni arasında ayrım yapılmalıdır.

Örneğin kıdem tazminatı alacağının hesaplanması, hak düşürücü süreler veya iş sözleşmesinin feshi hakkında açıklayıcı bir makale hazırlanması, içeriğin niteliği bakımından hukuki bilgilendirme amacı taşıyabilir.

Ancak aynı yazının belirli bir hukuk bürosunu diğerlerinden üstün gösteren ifadelerle hazırlanması veya okuyucuyu ısrarla hizmet almaya yönlendirmesi reklam niteliğini gündeme getirebilir.

Hukuki içeriğin özgün, kapsamlı veya bilimsel olması önemlidir; fakat reklam yasağı bakımından tek başına hukuka uygunluk güvencesi oluşturmaz.

Avukatlık Web Sitelerinde Uzmanlık ve Üstünlük İfadeleri

Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 7/d maddesi, internet sitelerinde hukuk bürosunun faaliyet gösterdiği alanlar hakkında bilgi verilmesine imkân tanırken bunun uzmanlık anlamına gelmemesi gerektiğini belirtmektedir.

Dolayısıyla bir avukatın aile hukuku, ceza hukuku veya iş hukuku alanlarında faaliyet gösterdiğini açıklaması ile kendisini bu alanlarda diğer avukatlardan üstün göstermesi farklıdır.

"En iyi avukat", "en başarılı hukuk bürosu", "kesin sonuç", "garantili dava kazanma" veya doğrulanmayan başarı oranları gibi ifadeler mesleki reklam yasağıyla bağdaşmayabilir.

"Uzman avukat" ifadesi de yalnızca mesleki ilgi veya çalışma alanına dayanılarak kullanıldığında yanıltıcı bir uzmanlık izlenimi oluşturabilir.

Ayrıca bir avukatın birden fazla hukuk alanında faaliyet göstermesi mümkündür. Bununla birlikte internet sitesinde her dava türü için ayrı ayrı üstünlük iddiasında bulunulması, çalışma alanlarının tanıtılması sınırını aşabilir.

Yargıtay Kararları ve TBB Disiplin Kurulunun SEO Yaklaşımı

Avukatların reklam yasağına ilişkin disiplin kararları bakımından Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararları doğrudan önem taşımaktadır.

Yargıtay'ın arama motoru reklamları, anahtar kelime kullanımı ve internet üzerinden haksız rekabet konularındaki kararları ise teknik uygulamaların değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Ancak genel ticari faaliyetlerle ilgili Yargıtay kararlarının, avukatlık reklam yasağını doğrudan yorumladığı düşünülmemelidir.

TBB Disiplin Kurulu: 7 Şubat 2025, 2024/990 E., 2025/66 K.

Karara konu olayda bir avukatın internet sitesinde belirli şehir, avukatlık ve dava türlerine ilişkin ifadeler kullanarak arama motorlarında ön plana çıkmaya çalıştığı iddiası değerlendirilmiştir.

Dosyada internet sitesi içerikleri, arama sonuçları, uyarı yazıları ve bilirkişi raporları incelenmiştir.

Bilirkişi incelemesinde internet sitesinin yazılım kodlarında çok sayıda SEO düzenlemesinin bulunduğu belirtilmiştir.

Disiplin Kurulu, iş elde etmeye yönelik tanıtım ve arama motorlarında ön plana çıkma amacıyla gerçekleştirilen faaliyetleri reklam yasağı kapsamında değerlendirerek verilen uyarma cezasını onamıştır.

Bu karar, ücretli Google reklamı bulunmamasının, internet sitesinde kullanılan bütün SEO yöntemlerini hukuka uygun hâle getirmediğini göstermesi bakımından önemlidir.

Karar, olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre verilmiştir. Güncel yaptırımın belirlenmesinde sonraki kanun değişikliklerinin ayrıca dikkate alınması gerekir.

TBB Disiplin Kurulu: 13 Mart 2026, 2026/118 E., 2026/241 K.

Karara konu uyuşmazlıkta, belirli bir şehir ve boşanma avukatı ifadeleriyle yapılan aramalarda internet sitesinin üst sıralarda yer almasını sağlayarak reklam yasağının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.

Baro Disiplin Kurulu, delillerin yetersizliği ve önceki yönetmelik dönemindeki uyarı süreci bakımından ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Ancak Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, yapılan itiraz üzerine aykırılığın devam ettiğini ve iş elde etmeye yönelik görünürlük sağlandığını değerlendirerek kararı kaldırmış, avukat hakkında kınama cezasına hükmetmiştir.

Bu kararın önemi, arama motorlarında üst sıralarda yer alma iddiasının yalnızca teknik bir mesele olarak değil, iş elde etme amacı ve mesleki yükümlülükler çerçevesinde değerlendirilmesidir.

Bununla birlikte her yüksek arama sıralamasının kendiliğinden reklam yasağı ihlali oluşturduğu biçiminde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır. Kurulun tespitleri somut dosyanın koşulları içerisinde okunmalıdır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi: 27 Mayıs 2024, 2023/922 E., 2024/4336 K.

Karara konu uyuşmazlık, Google reklamlarında başkasına ait markanın anahtar kelime olarak kullanıldığı iddiasına ilişkindir.

Yargılama sırasında arama sonuçlarında ilgili internet sitesinin görünmesi, reklam sisteminin çalışma biçimi ve tarafların hesaplarında kullanılan anahtar kelimeler incelenmiştir.

Dava tarihi itibarıyla ileri sürülen hukuka aykırı anahtar kelime kullanımının ispatlanamadığı değerlendirilerek verilen ret kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.

Karar, arama motorunda belirli bir sonucun görünmesi ile o sonucun bilinçli bir reklam veya yönlendirme faaliyeti sonucunda ortaya çıkmasının aynı şey olmadığını göstermesi bakımından önem taşır.

Bununla birlikte uyuşmazlık avukatlık reklam yasağına değil, marka hakkı ve haksız rekabet iddialarına ilişkindir. Dolayısıyla kararın avukatlara yönelik SEO faaliyetlerini serbest bırakan bir içtihat olarak değerlendirilmesi doğru değildir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi: 30 Haziran 2025, 2025/36 E., 2025/4667 K.

Uyuşmazlıkta bir hukuk bürosunun adının internet ortamında kullanılması, doğruluğu tartışmalı içeriklerin yayımlanması ve bu içeriklerin büroya yönelik haksız rekabet oluşturduğu iddiaları değerlendirilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, somut yayınların haksız rekabet oluşturduğunu kabul ederek içeriklerin kaldırılması ve manevi tazminata ilişkin hüküm kurmuştur.

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

Bu karar, hukuk bürolarının internet ortamındaki isim ve itibarlarının korunması bakımından önemlidir. Bununla birlikte karar, bir avukatın kendi internet sitesinde SEO yapmasının reklam yasağı oluşturup oluşturmadığına ilişkin doğrudan bir değerlendirme içermemektedir.

Avukat SEO Çalışmalarında Disiplin Sorumluluğu ve Cezalar

Reklam yasağının ihlal edilmesi, avukat hakkında disiplin soruşturması ve kovuşturması yürütülmesine neden olabilir.

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile Avukatlık Kanunu'nun disiplin hükümleri yeniden düzenlenmiştir.

Avukatlık Kanunu'nun 135. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde reklam yasağını ihlal etmek, kınama cezasını gerektiren fiiller arasında açıkça sayılmıştır.

Bununla birlikte yaptırım belirlenirken eylemin gerçekleştiği tarih, o tarihte yürürlükte bulunan hükümler, lehe kanun ilkesi, disiplin geçmişi ve kanuni indirim veya tekerrür koşulları değerlendirilmelidir.

Avukatlık Kanunu'nun 136. maddesi uyarınca belirli koşullarda bir derece hafif ceza uygulanması mümkün olduğu gibi, kesinleşmiş disiplin cezasından itibaren beş yıl içinde yeni bir disiplin fiilinin işlenmesi daha ağır yaptırıma neden olabilir.

Bu nedenle her reklam yasağı ihlalinde koşulsuz biçimde aynı cezanın uygulanacağını söylemek doğru değildir.

Disiplin yaptırımlarının hukuki temeli ve geçmişe yürütülmesi hakkında ayrıca disiplin hukukunda kanunilik ilkesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekir.

Reklam Yasağı İhlalinde Disiplin Soruşturması Nasıl Yürütülür?

Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 12. maddesine göre aykırılığın tespit edilmesi hâlinde ilgili baro tarafından resen disiplin soruşturması açılır.

Disiplin soruşturmasının açıldığı, avukata savunma istemini içeren yazıyla bildirilir. Avukatlık Kanunu'nun 137. maddesi uyarınca kovuşturmada isnadın açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi ve yazılı savunma için en az on günlük süre tanınması zorunludur.

Soruşturma sonunda yeterli neden görülmesi hâlinde Baro Yönetim Kurulu disiplin kovuşturması açılmasına karar verebilir. Disiplin yaptırımına ilişkin değerlendirme ise Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılır.

2024 yılındaki yönetmelik değişikliği öncesinde uygulanan genel 15 günlük uyarı süreci ile mevcut düzenleme birbirine karıştırılmamalıdır.

Güncel yönetmelikte, soruşturma bildiriminin ardından aykırılığın derhal giderilmesi, disiplin kovuşturması sonunda takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir. Ancak bu durum soruşturmanın otomatik olarak sona ermesini sağlamaz.

Kesinleşmiş disiplin kararının tebliğinden sonra reklam yasağına aykırı davranışın derhal sonlandırılması da ayrı bir yükümlülüktür.

Disiplin Kararlarına İtiraz ve Dava Süresi

Avukatlık Kanunu'nun 157. maddesine göre Baro Disiplin Kurulu kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı ve ilgililer, kararın tebliğini izleyen otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.

Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararlarına karşı ise idari yargı yolu gündeme gelebilir. Genel dava açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür. TBB Disiplin Kurulunun kararlarında Ankara İdare Mahkemesi dava yolu gösterilmektedir.

Bununla birlikte dava konusu işlemin kesinleşme durumu, tebliğ tarihi ve özel usul hükümleri somut olayda ayrıca kontrol edilmelidir.

Sürelerin yanlış hesaplanması, esas yönünden haklı olabilecek bir başvurunun süre aşımı nedeniyle reddedilmesine yol açabilir.

SEO Nedeniyle Açılan Disiplin Soruşturmasında Delillerin Önemi

İnternet faaliyetlerine dayanan disiplin uyuşmazlıklarında teknik deliller önemli yer tutmaktadır.

Bir internet sitesinin belirli tarihte hangi içeriklere sahip olduğu, kullanılan yazılım kodları, yapılan reklam işlemleri ve üçüncü taraflarla kurulan ilişkiler araştırılabilir.

Bu kapsamda tarih ve internet adresi bilgilerini içeren ekran görüntüleri, noter veya usulüne uygun elektronik tespit kayıtları, reklam hesabı verileri, internet sitesi değişiklik geçmişi, hizmet sözleşmeleri ve bilirkişi incelemeleri önem taşıyabilir.

Arama motoru sonuçları kişiye, konuma, zamana ve sistemin kullandığı diğer verilere göre değişebildiğinden, tek bir arama görüntüsü her durumda kasıtlı sıralama müdahalesini ispatlamayabilir.

Öte yandan bir SEO ajansının yaptığı işlemlerin avukat tarafından bilinmediğinin ileri sürülmesi de tek başına sorumluluğu ortadan kaldıran kesin bir savunma değildir.

Önemli olan faaliyetin kimin tarafından gerçekleştirildiği, avukatın bu çalışmaya ne ölçüde katıldığı, aykırılıktan haberdar olup olmadığı ve önleme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğidir.

Reklam Yasağına Uyumlu İnternet Sitesi İçin Hukuki Değerlendirme

Bir avukatlık internet sitesi hazırlanırken yalnızca arama motorlarının teknik gerekliliklerine odaklanılması yeterli değildir.

İnternet sitesinin adı, içerikleri, kullanıcıya sunduğu bilgiler, kullanılan bağlantılar ve üçüncü kişilerle yürütülen tanıtım faaliyetleri birlikte değerlendirilmelidir.

Örneğin bir internet sitesinde güncel ve doğru büro bilgilerinin bulunması, çalışma alanlarının yanıltıcı olmayan ifadelerle açıklanması ve hukuki konuların açıklıkla ele alınması, kullanıcıların doğru bilgiye ulaşmasına hizmet edebilir.

Buna karşılık aynı sitenin çok sayıda benzer sayfa, yapay bağlantı, reklam yönlendirmesi ve mesleki üstünlük iddiasıyla özellikle müvekkil elde etmeye yönelik hazırlanması farklı bir hukuki nitelik taşıyabilir.

Burada uyum değerlendirmesi yalnızca belirli ifadelerin çıkarılmasıyla sınırlı görülmemelidir. İnternet sitesinin kuruluş amacı ve dijital pazarlama faaliyetlerinin bütünü önem taşır.

Özellikle SEO çalışmaları bir ajansa bırakılmışsa hizmet sözleşmesinin kapsamı, yapılan işlemlerin kayıtları ve site üzerindeki değişikliklerin düzenli olarak kontrol edilmesi mesleki sorumluluğun yönetilmesi açısından önemlidir.

Dijital Görünürlük ile Reklam Yasağı Arasındaki Hukuki Dengenin Korunması

Avukatların dijital ortamda bulunmaları ile reklam yasağını ihlal etmeleri aynı şey değildir. Ancak internet sitesinin varlığından hareketle bütün arama motoru optimizasyonu yöntemlerinin serbest olduğu sonucu da çıkarılamaz.

Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği, özellikle iş elde etmeye yönelik tanıtım faaliyetleri ile meslektaşlar arasında rekabet üstünlüğü oluşturmayı amaçlayan uygulamalara sınır getirmektedir.

Hukuken sağlıklı bir değerlendirme için kullanılan SEO yönteminin teknik niteliğinin, içeriklerin hazırlanma amacının, üçüncü kişilerle kurulan ilişkilerin ve somut delillerin birlikte incelenmesi gerekir.

Bu yaklaşım, hem kişilerin hukuki bilgiye ulaşabilmesini hem de avukatlık mesleğinin bağımsızlığını, saygınlığını ve reklam yasağına ilişkin yükümlülüklerini korumak açısından önem taşımaktadır.

Bu makaleyi paylaşın Doğru bilginin daha fazla kişiye ulaşmasına katkı sağlayın.
Paylaş
Avukatla iletişim

Hukuki yardıma mı ihtiyacınız var?

Av. Erdem VAROL ile görüşerek dosyanız hakkında bilgi alabilirsiniz. Her dosyanın kendine özgü olduğunu unutmayın.

Yasal Sorumluluk Bilgilendirmesi

Bu makale Av. Erdem VAROL tarafından hazırlanmıştır. Makalenin içeriği, doğruluğu ve güncelliği ile ilgili tüm hukuki sorumluluk yazara (avukata) aittir. AvukatBurada.com.tr platformu bu içerikten kaynaklanabilecek hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmez. Yazar profilini görüntüle.