Menü

Yıkım Kararı

Güncellendi: 08.10.2026 13 dk okuma 19 okunma

Yıkım Kararına İtiraz ve Yürütmenin Durdurulması: İmar Kanunu 32. Madde Kapsamında Yargı Kararlarıyla Rehberiniz

İmar hukuku, kentlerimizin düzenli gelişimini sağlamak, can ve mal güvenliğini temin etmekle görevlidir. Ancak bu görev, idareye keyfi yıkım kararları alma yetkisi vermez. Bir yapının yıkılması, mülkiyet hakkını derinden etkileyen, geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilen ağır bir işlemdir. Özellikle günümüzdeki barınma ihtiyacının arttığı ve imar alanlarının kısıtlı olduğu koşullarda, her yıkım kararının hukuki açıdan titizlikle incelenmesi büyük önem taşır.

Bu yazımızda, İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında alınan yıkım kararlarına karşı izlenebilecek hukuki yolları, yargı kararlarıyla destekleyerek ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. Yıkım kararına itiraz, iptal davası açma süreci, yürütmenin durdurulması talebi ve bu süreçlerde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında sizleri bilgilendireceğiz.

1. İmar Kanunu'na Göre Yıkım Kararı: Temel İlkeler

Türk hukukunda yıkım kararları, farklı kanunlarda çeşitli usullerle düzenlenmiş olabilir. Bu nedenle bir yapının yıkımına karar verilmeden önce, yapının hangi kanuna tabi olduğunun belirlenmesi esastır. İmar hukukunun temel amacı can ve mal güvenliğini sağlamak, şehir düzenini, çevreyi ve estetik değerleri korumak olsa da, bu amaç idareye dilediği yapıyı yıkma yetkisi tanımaz.

Bir yıkım kararının hukuka uygun olabilmesi için aşağıdaki şartların varlığı aranır:

  • Yapının bulunduğu yerde yürürlükte olan imar yönetmeliği, çevre düzeni planı ve diğer imar planları birlikte incelenerek yapılaşma hakları belirlenmelidir.
  • Yıkım kararı, İmar Kanunu'nun 32. maddesine dayanılması veya yapının ruhsatsız olması gibi tek başına yeterli sebeplerle alınamaz.
  • Aykırılık açıkça ortaya konulmalı, karar yetkili makam tarafından alınmalı, kanuni usul eksiksiz izlenmelidir.
  • Yıkım, kural olarak yalnızca mevzuata aykırı kısımla sınırlı tutulmalıdır.

2. İmar Kanunu'nun 32. Maddesine Göre Yıkım Süreci

İmar Kanunu'nun 32. maddesine göre yıkım süreci şu adımları içerir:

  1. Tespit: İmar aykırılığının tespitiyle başlar.
  2. Tutanak ve Mühürleme: Yapının mevcut durumu yapı tatil tutanağı ile belirlenir, yapı mühürlenir ve inşaat derhal durdurulur.
  3. Bildirim: Tutanak yapı yerine asılır, bir nüshası muhtara, bir nüshası ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne gönderilir. Aykırılık, tapuya da bildirilir.
  4. Ruhsata Bağlanabilirlik İncelemesi: Yapının ruhsata bağlanıp bağlanamayacağı veya aykırılığın giderilip giderilemeyeceği incelenir.
  5. Süre Verilmesi (Gerekiyorsa): Ruhsata bağlanması veya aykırılığın giderilmesi mümkünse yapı sahibine en çok bir aylık süre verilir.
  6. Yetkili Kurul Kararı: Ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılığın giderilemeyeceği durumlarda (veya verilen sürede işlem yapılmazsa) belediye encümeni veya il idare kurulu kararı alınır.
  7. Yıkım: İlgili idarece yıkım gerçekleştirilir.

3. Hangi Hâllerde Yıkım Kararı Verilebilir? (Yargı Kararlarıyla Örnekler)

Bir yapının "kaçak" olması tek başına yıkım için yeterli değildir. Yıkım kararı verilebilmesi için somut tespitlere dayanan, usulüne uygun bir yapı tatil tutanağı gereklidir.

3.1. Ruhsatsız Yapılar

Genel kural olarak bütün yapılar ruhsata tabidir. Ancak ruhsatsız yapıların doğrudan yıkılması yerine, öncelikle ruhsata bağlanıp bağlanamayacağının incelenmesi gerekir. Yapı sahibi, belirlenen süre içinde ruhsat alamazsa yıkım kararı verilebilir. Danıştay (E.2015/1172, K.2018/3871), kanuni süresi içinde ruhsat alınmayan yapı hakkında verilen yıkım kararını hukuka uygun bulmuştur.

3.2. Ruhsat ve Eki Projelere Aykırı Yapılar

Ruhsatlı yapılarda, mimari, statik, elektrik ve mekanik projelere aykırılıklar yıkıma konu olabilir. Aykırılık giderilebilir veya tadilat ruhsatına bağlanabilirse yapı sahibine süre verilir. Süre sonunda aykırılık giderilmezse, kural olarak yalnızca aykırı kısmın yıkımına karar verilir. Yapının tamamı ancak aykırılığın bütün yapıyı etkilemesi durumunda yıkılabilir.

3.3. Ruhsat Süresi Dolduktan Sonra Yapılan Kısımlar

Ruhsat süresi dolduktan sonra yapılan kısımlar ruhsata aykırı kabul edilir. Ancak ruhsat süresi içinde yapılan ve ruhsata uygun kısımların yıkılması gerekmez. Danıştay (E.2015/2958, K.2018/5521), yapının ruhsat süresi içinde ulaştığı seviye ile bu süreden sonra yapılan bölümler belirlenmeden yapının tamamının ruhsatsız kabul edilemeyeceğine karar vermiştir.

3.4. Sonradan Yapılan İlaveler ve Esaslı Tadilatlar

Tamamlanmış bir yapıya sonradan ruhsatsız ilave yapılması veya esaslı tadilat yapılması 32. madde kapsamında değerlendirilir. Basit tamirler (boya, badana vb.) ruhsat gerektirmez. Ancak etrafı çevrilerek kapalı alana dönüştürülen pergola gibi yapılar ruhsata tabi olabilir.

3.5. Yapı Kullanma İzni (İskan) Bulunan Yapılardaki Aykırılıklar

Yapı kullanma izni, sonradan yapılan ruhsatsız imalatlara karşı koruma sağlamaz. Ancak iskân alındıktan sonra yapılan aykırılığın yıkılması ruhsatlı bölümlere zarar verecekse veya aykırılık yapının ilk inşa tarihinden beri mevcutsa durum farklılaşır. Danıştay (E.2016/8816, K.2018/5828), yapı kullanma izni iptal edilmeden alınan yıkım kararını hukuka aykırı bulmuştur. Bu tür durumlarda öncelikle aykırılığın ne zaman meydana geldiği belirlenmelidir.

3.6. İmar Planı veya Yapı Ruhsatı İptal Edilen Yapılar

Mahkeme kararıyla imar planı veya yapı ruhsatının iptali, yapının hukuki dayanağını ortadan kaldırabilir. Bu durumda da usulüne uygun bir yıkım kararı alınması gerekir.

3.7. İmar Affı veya Yapı Kayıt Belgesi Bulunan Yapılar

Geçerli bir Yapı Kayıt Belgesi, İmar Kanunu kapsamındaki yıkım kararları için sonuç doğurur ancak yapıyı bütünüyle ruhsatlı hale getirmez ve belgeden sonra yapılan imalatları kapsamaz. Belgenin hukuka aykırı düzenlendiği düşünülüyorsa öncelikle iptali gerekir.

3.8. Yapının Amacı Dışında Kullanılması

Bir yapının ruhsatında belirtilen amaç dışında kullanılması, tek başına 32. maddeye göre yıkım sebebi değildir. Ancak bu kullanım değişikliği için ruhsatsız imalat yapılmışsa, bu imalatlar yıkılabilir.

3.9. Küçük Ölçü Farkları ve Kabul Edilebilir Hata

Ruhsat projelerindeki ölçülerle yapının gerçek ölçüleri arasındaki her fark yıkımı gerektirmez. Yapının konumunu, alanını etkilemeyen küçük sapmalar kabul edilebilir hata sayılabilir. Danıştay (E.1993/3323, K.1994/1794), kabul edilebilir hata ilkesinin ancak yapının kendi parseli içinde kalması ve aykırılığın çok küçük olması halinde uygulanabileceğini belirtmiştir.

3.10. Komşu Parsele Taşan Yapılar

Komşu parsele taşan yapılar imar ve özel hukuk açısından sorun yaratır. Türk Medeni Kanunu hükümleri çözüm sağlayabilir. Ancak imar mevzuatına aykırılık varsa, gerekli izinler alınmazsa yıkım kararı verilebilir. Danıştay (E.1993/3323, K.1994/1794), komşu parsele taşan yapının küçük ölçü farkı kapsamında korunamayacağına karar vermiştir.

4. Yıkım Kararında Usul, Yetki ve Yıkım Giderleri

Yıkım kararı alınırken kanuni süreler, yetki kuralları ve diğer usul şartlarına uyulmalıdır. Bu kurallardaki hatalar kararın iptaline yol açabilir.

4.1. Bir Aylık Süre

Yapı tatil tutanağının asılmasından sonra yapı sahibine ruhsat alması veya aykırılığı gidermesi için en çok bir ay süre tanınır. Bu süre dolmadan yıkım kararı alınamaz. Danıştay (E.2015/8585, K.2018/5653), süre beklenmeden alınan yıkım kararını hukuka aykırı bulmuştur. Ancak yapının ruhsata bağlanamayacağı açıkça belirlenmişse bu süre beklenmez.

4.2. Yıkım Kararını Verecek Makam

  • Belediye Sınırları İçinde: Yetki belediye encümenindedir. Danıştay (E.2018/2440, K.2018/6052), yetkisiz bir birim tarafından alınan yıkım kararını hukuka aykırı bulmuştur.
  • Büyükşehirlerde: Genel yetki ilçe belediyesindedir. Büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesinin hareketsiz kalması durumunda ikincil yetkiyi kullanabilir.
  • Bakanlığın Yetkisi: İlgili idarenin hareketsiz kalması hâlinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yıkım yetkisini kullanabilir.
  • Diğer Alanlar (OSB, Kıyı vb.): Bu alanlarda yetkili idareler özel kanunlarla belirlenir.

4.3. Yıkım Giderleri

İmar Kanunu'na göre yıkım idare tarafından yapılırsa gerçek gider yapı sahibinden tahsil edilir. Kanunda belirtilen yüzde yirmi fazlalıkla tahsilatla ilgili hükmün hukuka uygunluğu yargı denetimine tabidir. Danıştay (E.2015/5384, K.2018/4678), fazla tahsilata ilişkin bölümün iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

5. Yıkım Kararına Karşı Kimler Dava Açabilir?

Yıkım kararı nedeniyle menfaati ihlal edilen kişiler dava açabilir. Bunlar başlıca:

  • Taşınmaz maliki ve yapı sahibi
  • Kararın muhatabı olan doğrudan ilgililer
  • Kullanım veya işletme hakkı etkilenen kiracılar (Danıştay E.2011/9654, K.2012/2931)

Yıkım kararı yapıya yönelik olduğundan, malik, yapı sahibi ve kiracı dava açabilir. İmar para cezası ise kişisel bir yaptırım olup, adına düzenlenen kişi tarafından dava edilebilir.

6. Yıkım Kararına İtiraz, Dava Açma Süresi ve Görevli Mahkeme

Yıkım kararına karşı dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu değildir; doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Görevli mahkeme idare mahkemesi, yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Dava, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır.

Önemli Not: Dava açılması yıkım kararının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yıkımın durdurulması için ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

7. Yıkım Kararına Karşı Yürütmenin Durdurulması Kararı Nasıl Alınır?

Yürütmenin durdurulması talebi için iki şart aranır:

  1. Açık Hukuka Aykırılık: Kararın yetki, şekil, sebep, konu veya amaç yönlerinden hukuka aykırı olması (örn: yetkisiz makam kararı, süreye uyulmaması, tespit eksikliği).
  2. Telafisi Güç veya İmkânsız Zarar: Yıkımın geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurması.

Bu şartların somut delillerle (tutanak, ruhsat, projeler, fotoğraflar, bilirkişi raporları, emsal yargı kararları) mahkemeye sunulması gerekir.

Sonuç

Bir yapının ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olması, her yıkım kararını otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez. Yıkım kararlarının hukuka uygunluğu; doğru idare ve yetkili makam tarafından, kanuni süreler gözetilerek, açık ve somut tespitlere dayanılarak alınmasına bağlıdır. Hukuka aykırılıkların tespiti halinde, gerekli hukuki yolların zamanında ve eksiksiz kullanılması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki, dava açılması yıkımı kendiliğinden durdurmaz ve hukuki koruma, yapı ayaktayken sağlanmalıdır.

Hukuki Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Av. Ali Şahin TOZAN ile görüşerek hukuki sürecinizi başlatabilirsiniz.

Hemen Randevu Al
Yasal Uyarı: Bu makale sadece bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her olay kendine has dinamiklere sahiptir; bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Yasal Sorumluluk Bilgilendirmesi

Bu makale Av. Ali Şahin TOZAN tarafından hazırlanmıştır. Makalenin içeriği, doğruluğu ve güncelliği ile ilgili tüm hukuki sorumluluk yazara (avukata) aittir. AvukatBurada.com.tr platformu; bu içerikten kaynaklanabilecek hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmez. İçerik genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki tavsiye niteliğinde değildir.

Ana Sayfa Avukat Bul Giriş Yap Kayıt Ol