Menü

Anlaşmalı Boşanmada Mal Rejimi: Vazgeçtiğiniz Haklar ve Saklı Kalanlar

Güncellendi: 13.10.2026 6 dk okuma 53 okunma

Anlaşmalı Boşanma Davasında Mal Rejiminin Tasfiyesi Hakkı: Önemli Bir Yargıtay Kararı

Boşanma süreci, çiftler için hem duygusal hem de hukuki açıdan hassas bir dönemdir. Özellikle anlaşmalı boşanma davaları, tarafların belirli konularda uzlaşarak süreci daha hızlı ve yıpratıcı olmayan bir şekilde tamamlamalarını sağlar. Ancak bu uzlaşmanın sınırları ve sonrasında ortaya çıkabilecek haklar konusunda dikkatli olmak gerekir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2017 tarihli ve 2015/22210 Esas, 2017/17561 Karar sayılı kararı, anlaşmalı boşanma protokolünde yer almayan veya feragat edilmeyen mal rejiminden kaynaklanan alacak haklarının saklı kaldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü ve Feragat Kavramı

Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca anlaşmalı boşanma, eşlerin hem boşanma kararına hem de boşanmanın eki niteliğindeki hususlarda (nafaka, tazminat, çocukların velayeti vb.) anlaşmış olmaları durumunda mümkündür. Bu anlaşma, mahkemeye sunulan bir boşanma protokolü ile belgelenir. Taraflar, bu protokolde yer alan maddelerden feragat edebilirler. Örneğin, eşlerden biri diğerinden maddi veya manevi tazminat talep etmeyeceğini, yoksulluk nafakası istemeyeceğini beyan edebilir.

Ancak Yargıtay’ın bu kararı, anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı veya bu konuda açık bir feragat beyanı olmadığı takdirde, eşlerin mal rejiminden doğan alacak haklarının devam ettiğini vurgulamaktadır. Yani, protokolde sadece tazminat ve nafaka gibi boşanmanın fer'i niteliğindeki konularda anlaşma yapılmış olması, mal rejiminin tasfiyesi hakkını ortadan kaldırmaz.

Mal Rejiminin Tasfiyesi Neden Boşanmanın Fer'i Değildir?

Boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki talepler, doğrudan boşanma kararına bağlı olarak ortaya çıkan ve genellikle boşanmanın kesinleşmesiyle birlikte hüküm altına alınan hususlardır. Bunlar arasında yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat gibi kalemler bulunur. Bu tür talepler, boşanma davası sırasında mahkemece değerlendirilir ve karara bağlanır.

Buna karşılık, mal rejiminin tasfiyesi, evlilik süresi boyunca edinilen malların paylaşımını konu alır. Bu paylaşım, eşlerin tabi olduğu yasal mal rejimine (edinilmiş mallara katılma rejimi, mal ayrılığı rejimi vb.) göre yapılır. Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma kararından bağımsız olarak, boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile de talep edilebilir. Bu nedenle, mal rejiminin tasfiyesi, boşanmanın eki niteliğinde bir hukuki işlem olarak kabul edilmez.

Yargıtay Kararının Detayları ve Sonuçları

Söz konusu Yargıtay kararında, davacı eşin anlaşmalı boşanma davasında "karşı taraftan herhangi bir eşya talebim yoktur" şeklindeki beyanının, mal rejiminin tasfiyesi hakkını da kapsadığı şeklinde yorumlanarak davanın reddedilmesi üzerine, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay Dairesi, bu yorumun isabetli olmadığını belirtmiştir. Kararda şu hususlar vurgulanmıştır:

  • Anlaşmalı boşanma protokolünde ve duruşmadaki beyanlarda, tarafların karşılıklı olarak eşya ve ziynet taleplerinin bulunmadığı kabul edilmiştir.
  • Bunun dışındaki anlaşmanın, boşanmanın fer'i niteliğindeki konulara (tazminat, nafaka vb.) ilişkin olduğu belirtilmiştir.
  • Mal rejiminin tasfiyesi konusunda açık bir anlaşma yapılmadığı tespit edilmiştir.
  • TMK 166/3 maddesi gereğince, anlaşmalı boşanma için boşanma ve boşanmanın eki niteliğindeki konularda anlaşma yeterlidir. Mal rejiminin tasfiyesi bu kapsama girmediğinden, bu konuda bir anlaşma olmasa bile boşanmayla birlikte hüküm altına alınmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak anlaşma yapılmamışsa, bu hak daha sonra ayrı bir dava ile talep edilebilir.

Sonuç olarak Yargıtay, mahkemenin davayı reddetme gerekçesinin isabetli olmadığına hükmederek kararı bozmuştur. Bu, mal rejiminden kaynaklanan alacak taleplerinin, anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça düzenlenmediği veya feragat edilmediği sürece, boşanma davası sonrasında ayrı bir dava ile ileri sürülebileceği anlamına gelmektedir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlarken, tüm malvarlığı haklarınızla ilgili (evlilik birliği içinde edinilen taşınır ve taşınmaz mallar, banka hesapları, yatırımlar vb.) durumları net bir şekilde ele almak ve yasal haklarınızdan feragat edip etmediğinizi açıkça belirtmek büyük önem taşır. Protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin herhangi bir hüküm yoksa veya "mal rejiminden kaynaklanan herhangi bir talebim yoktur" gibi genel bir ifade yerine, mal paylaşımına ilişkin spesifik bir düzenleme yapılmamışsa, bu haklarınız saklı kalacaktır.

Bu tür durumlarda, hak kaybına uğramamak adına mutlaka bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Hukuki sürecin karmaşıklığı ve olası sonuçları göz önüne alındığında, uzman bir avukatın rehberliği, haklarınızı en doğru şekilde kullanmanızı sağlayacaktır.

Hukuki Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Av. Ali Şahin TOZAN ile görüşerek hukuki sürecinizi başlatabilirsiniz.

Hemen Randevu Al
Yasal Uyarı: Bu makale sadece bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her olay kendine has dinamiklere sahiptir; bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Yasal Sorumluluk Bilgilendirmesi

Bu makale Av. Ali Şahin TOZAN tarafından hazırlanmıştır. Makalenin içeriği, doğruluğu ve güncelliği ile ilgili tüm hukuki sorumluluk yazara (avukata) aittir. AvukatBurada.com.tr platformu; bu içerikten kaynaklanabilecek hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmez. İçerik genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki tavsiye niteliğinde değildir.

Ana Sayfa Avukat Bul Giriş Yap Kayıt Ol